Haberler

Netflix’ten Harika Bir Belgesel – Gaga:Five Foot Two

Netflix, dünyaca ünlü şarkıcı Lady Gaga’nın son 3 senesini anlatan bir belgesel yayınladı. Gaga: Five Foot Two belgeselinin yönetmenliğini Chris Moukarbel yaptı. Bu belgeseli Gaga’nın fanlarına verdiği isim olan ‘küçük canavar’ olarak ilgi ile izledim.

Gaga: Five Foot Two belgeseli Gaga’nın Malibu’daki evi ile başlıyor. Bu gösterişli evde Gaga, ilk olarak köpeklerine mama verirken görünüyor ve böylece Gaga’nın ihtişamlı hayatının arka perdesine gizemli yolculuk başlıyor.

Bu belgesel tam anlamı ile ‘kendisini bulma yolculuğu’ diyebilirim. Gaga, son albüm döneminde ne yazık ki dibe vurmuştu. Tıpkı mücadele vermiş olduğu savaştan sonra evine dönen yaralı bir asker gibi idi. Kariyerinde ise yağmalanmayan bir anı yoktu ve ihanetin yumruklarının girmediği bir köşesi de kalmamıştı. Bütün her şeyi artık onu etkisi altına almış olan depresyon fısıldıyordu. Gaga yükselişe geçtikçe hayatında olan erkekler tarafından terk edilmesinin yükü Gaga’yı kambur bırakıyordu. Ayrıca hayranlarının, yeni müziğine olan tepkinin endişesi de onu hayal ettiği şeyleri yapmaktan vaz geçirtiyordu.

‘Gaga bunlara nasıl dayanıyor?’ diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. Hayatının neresine dokunsanız acıya denk geliyorsunuz. Her sanatçının ‘sorunu olmayan kişiler’ olarak gösterilmesine alışmış durumdayız. Gözlerimizin önünde oluşan bu perde, onları daha kolayca yargılamamızı sağlamakta. Ama belgeseli izleyince fark edeceksiniz ki Lady Gaga hiç olmadığı kadar kırılgan ve hiç olmadığı kadar yaralı. Tüm çıplaklığı ile karşımızda duruyor.

Gaga’nın bir kadın olarak büyümesini, bir müzisyen olarak gelişimini ve de geçmişin izlerini taşımakta olan babasının iyileştiricisi oluşunu izliyoruz. Bir sahnede Gaga, ağrıları sebebi ile ağlıyor iken gelecek sahnede ise tüm bu zayıflıklarından sıyrılmış şekilde hayranlarının karşısına güçlü biçimde çıkıyor. Ruhu o kadar darbe aldığı halde Gaga’nın ayakta durma gücü bulabilmesi durumunda etkilenmemek hiç de mümkün değil. Çıktığı her sahneye acı, gerçeklik ve o kadar da mutluluk hükmetmiş durumda. Belgesel bittiği zaman ise artık Lady Gaga’nın kendisini bulmuş olduğunu fark ediyoruz. Bu belgesel sayesinde yaptığımız yolculuk, farkında olmadan bizim de kendimizi bulmamıza yardımda bulunuyor.

YAZAR HAKKINDA

geleceğin feylozofu. gezgin. minnoş bir ev kedisi değil. favorim AHS

BENZER YAZILAR

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.